PARDUS 2007'YE HOŞ GELDİNİZ.www.pardus.org.tr PARDUS SİZLERİ BEKLİYOR

SANCAK - Blogcu


SANCAK

12/12/2006 -

a href="http://www.pardus.org.tr" target="_blank">Pardus... Özgürlük İçin...

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

12/12/2006 - Yerli Malı Haftası

a href="http://www.pardus.org.tr" target="_blank">Pardus... Özgürlük İçin...

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

12/12/2006 - PARDUS GELİŞTİRİCİLERİNE SELAM OLSUN

Pardus... Özgürlük İçin...

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

12/12/2006 - PARDUS 2007 İLE TANIŞIN

Pardus... Özgürlük İçin...

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

3/9/2006 - Yeni Soykırımlar istemiyorsan bunu kullan

Windows’a rakip Anadolu Parsı: PARDUS
279 defa okundu
İLETİM HABER MERKEZİ

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) bünyesinde yürütülen Uludağ Projesi (Ulusal Dağıtım) kapsamında geliştirilen açık kaynak kodlu özgür işletim sistemi Pardus’a sahip olmak diğer işletim sistemleri gibi büyük paralar gerektirmiyor. Linux temelli bir işletim sistemi olan Pardus’ta bir masaüstü kullanıcısının gereksinim duyacağı İnternet araçları, ofis paketi, her türlü resim, müzik, film oynatıcı, düzenleyiciler, grafik işleyiciler, donanım sürücüleri gibi yazılımlar kurulum CD’si içinde mevcut. Yani diğer işletim sistemlerinde olduğu gibi ayrı ayrı program paketlerinin alınmasına gerek kalmıyor. Ayrıca sistem açık kaynak kodlu olduğu için bunlar geliştirilebiliyor ve yenileri de eklenebiliyor.

Pardus üzerinde ilk çalışmalar TÜBİTAK tarafından, ulusal bir işletim sisteminin gerekliliğinin görülmesi üzerine 2003 yılı sonunda başladı, 2004 sonbaharında plan ve tasarım aşamalarından uygulama aşamasına geçildi ve sistem 26 Aralık 2005 tarihinden itibaren İnternet üzerinden yayınlanmaya başladı. Ayrıca teknoloji marketlerinde satılmak üzere kullanım kılavuzu ve sistem CD’si hazırlanıyor.

İlk ulusal işletim sistemine verilen Pardus ismi, leopar alttüründeki büyük kedilerin Anadolu’daki son temsilcilerinden Anadolu Parsı’ndan geliyor. Sistem yapımcıları, bu adın verilmesinin nedenlerini şöyle açıklıyor: “Birincisi Anadolu Parsı gibi Anadolu’ya özgü olması. İkincisi ise Anadolu Parsı gibi özgür, çevik, güvenilir, esnek ve güçlü olacağının düşünülmesi.”

Pardus, tam ve düzgün Türkçe desteği yanında, kurulum ve kullanım kolaylığı açısından da önemli yenilikler taşıyor. Sistem deneyimsiz ve yeni kullanıcıların da rahatça kullanabilmeleri için sade ve kolay işlenebilir bir masaüstü ortamı sunuyor. Pardus ‘Zemberek’ adı verilen ‘OpenOffice Yazım Denetimi Eklentisi’ ve ‘OpenOffice’ içindeki ‘Türkçe Doğal Dil İşleme Kütüphanesi’yle Türkçe dil desteğini eksiksiz verebiliyor. Bunun dışında sistemde kurulu yazılımların birbirleriyle uyumlu çalışmasını sağlayacak yapılandırma yöneticisi ‘ÇOMAR’ (COnfiguration MAnageR) ile Pardus’un paket yönetim sistemi ‘PiSi’ (Packages Installed Succesfully as Intented) şimdiye kadar hiçbir Linux’ta bulunmayan özellikler olarak dikkat çekiyor.

İlk ulusal işletim sistemi Pardus, Türkiye’de sorun olan lisans problemlerine “özgür işletim sistemi” olarak çözüm getirmesinin yanında, sistemin yaygınlaşmasıyla, Türkiye’de yazılım ithalatında önemli tasarruf elde edilmesi, yazılım maliyetlerinin azalmasına bağlı olarak donanım satışlarında ve bilgisayarlaşma oranında artış görülmesi, e-dönüşüm ve bilgi toplumu olma sürecinin hızlanması da bekleniyor.

Şimdilerde Pardus’un yaratıcıları sistemin eksiklerinin saptanması ve geliştirilmesi için çalışmalar yürütüyorlar. Bunlar için ‘Pardus Gönüllüsü Programı’ düzenleyip, ‘Resmi Pardus Testçisi’ arıyorlar. Pardus’u dilediğiniz kadar çoğaltıp istediğiniz kadar bilgisayara yükleyebilirsiniz.


http://www.istanbul.edu.tr/iletim/index.php?sahypa=haberler

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

3/9/2006 - Anadolu Parsı Pardus Artık Hazır

Anadolu Parsı Pardus Artık Hazır

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) bünyesinde geliştirilen açık kaynak kodlu özgür işletim sistemi Pardus'un 1.0 sürümü 26 Aralık'tan itibaren İnternet üzerinden indirilebilecek.

Bir Linux dağıtımı olan Pardus, kurulum ve kullanım kolaylığı açısından önemli ilerlemeler barındırıyor. Pardus ekibi tarafından geliştirilen ve küresel Linux camiasında geniş yankı uyandıracak yenilikçi teknolojileri ile Pardus'un büyük ilgi görmesi bekleniyor.

Pardus'un adı, "Anadolu Parsı" olarak bilinen leopar türünden geliyor. Anadolu Parsı'nın resmi olarak son görülme tarihi Ocak 1974. O tarihten sonra parsın çeşitli yerlerde görüldüğüne dair ihbarlar alındıysa da net bir karşılaşma yaşanmadı.


Özgür Yazılım Yaklaşımıyla Geliştirildi

Özgür yazılım yaklaşımı ile açık kaynaklı olarak geliştirilen Pardus, Genel Kamu Lisansı (General Public License – GPL) ile özgürce dağıtılacak. Özgür yazılımın kapalı kaynak kodlu yazılımlara göre birçok üstünlüğü bulunuyor. Bunların başında güvenlik geliyor. Açık kaynak kodlu yazılımlar, doğası gereği geliştirilme sürecinden kullanılma aşamasına kadar on binlerce göz tarafından denetleniyor. Kötü niyetli bir programcı ya da kuruluş tarafından yerleştirilebilecek bir kod parçasının böyle bir ortamda gizlenmesi mümkün değil. Ayrıca, kaynağın açık olması nedeniyle olası güvenlik açıkları hızla yamanabiliyor. Yazılımın büyük bir programcı kitlesi tarafından denetlenmesi ve incelenmesi, o yazılıma kararlılık anlamında da büyük katkı sağlıyor. Kaynak kodunun isteğe ve gereksinime göre özgürce değiştirilip yeni amaçlara hizmet edecek şekilde uyarlanması da yazılıma benzersiz bir esneklik kazandırıyor. Küresel Linux camiası tarafından bir nevi imece usulü ile üretilen işletim sistemi, gerek lisanslama yöntemi ve gerekse bakım ve yönetim kolaylığı ile toplam sahip olma maliyetinde önemli tasarruf sağlıyor.

Pardus işletim sisteminin geliştirildiği Uludağ (Ulusal Dağıtım) Projesi Yöneticisi Doç. Dr. Erkan Tekman, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: "Şu anda, Türkçe desteği olanlar da dahil 400 civarında Linux dağıtımı var. Pardus, kullanıcılara tam Türkçe desteği sunuyor. OpenOffice içindeki Türkçe Doğal Dil İşleme Kütüphanesi ve OpenOffice Yazım Denetimi Eklentisi Zemberek sayesinde Türkçe dil desteğini eksiksiz verebiliyoruz. Bu, şimdiye kadar hiçbir Linux dağıtımında olmayan bir özellik. Bunun dışında sistemde kurulu yazılımların birbirleriyle uyumlu çalışmasını sağlayacak olan yapılandırma yöneticisi ÇOMAR (COnfiguration MAnageR) ile Pardus’un paket yönetim sistemi "PİSİ" (Packages Installed Succesfully as Intented) büyük küçük hiçbir Linux dağıtımı tarafından ele alınmaya cesaret edilememiş iki önemli problemi özgün yöntemlerle ve son derece akıllıca çözüyor. ÇOMAR ve PİSİ’nin küresel Linux camiası ile GPL lisansı kullanılarak paylaşılmasını TÜBİTAK’tan ilk özgür yazılım ihracatı olarak ilan edebiliriz."

Kaynak: Milliyet

http://www.entropi.net/haber/haber_oku.php?id=42
0 YorumYorum yaz!Bağlantı

3/9/2006 - AB2006 - Açış Konu

AB2006 - Açış Konuşması
Mustafa Akgül

akgul@bilkent.edu.tr

Sayın Valim, Sayın Belediye Başkanım, Sayın Hocalarım, Değerli konuklar, Değerli Medya temsilcileri, Sayın katılımcılar, Bilişimciler, netdaşlarım; Hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlarım. Akademik Bilişim 2006 ve BilgiTek IV Konferansına hoş geldiniz

Bu konferansın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese, özellikle ev sahibi Pamukkale Üniversitesi yöneticilerine, Rektör Prof. Dr. Hasan Kazdağlı, ve Yerel komite başkanı Prof. Dr. Yigit Gündüç , ve Yerel Komite Sekreteri Yrd. Doç. Dr. Murat Aydos’a, ve tüm yerel komite üyelerine, sponsorlarımıza, (3com, Birim, Cisco, Enterasys, HP,  IBM, Juniper, Meteksan, Microsoft, Sekom, Sistaş, Sun Microsystems, Turnet, Türkom), Destekleyen (Aidata, ALP, , Alto Bilişim, Bekdata, Beyaz Bilgisayar, Canovate, Fotech, Lexmark, Mikro Bilgi İşlem, Netpia, Nissan, Numerus), STK’lar (TBD, LKD, INETD, TKD, UNAK, Turkmia), Medya Sponsorumuz Denizli RTV, ve TUBİTAK’a, bildiri sunan, eğitim semineri veren, panel/çalışma grubuna katkı veren/yöneten herkese, yürütme kurulu adına teşekkür ederim.

Bu konferansta 6 paralel salonda toplam 81 oturumda, 165 bildiri, 3 panel/çalışma grubu , 20 teknoloji sunumu ve 12 eğitim semineri vardır. AB 2000 ile büyüklük olarak kıyaslarsak 3 katına yakın bir artış sözkonusu. AB2003 ile yaklaşık aynı boyutta .

Akademik Bilişim konferansları İnternet konferanslarının bir türevi olarak ortaya çıktı. Üniversitelere özgü bir konferans fikri epeydir kafamızda vardı, şartların olgunlaşmasını bekliyorduk. Kasım 98’de İnternet konferansında Ulakbim oturumunda, böyle bir konferansa üniversite camiasının hazır olduğunu tespit ettik, ve Mart 1999 ODTÜ’de yapılan ilk konferansı yaptık.

Akademik Bilişim konferans dizisi üniversitelerde bilişim, bilgi/belge hizmetleri, bilgi teknolojileri ve ilgili alanlarla ilgilenen herkesi; yöneticisi, teknik adamı, akademisyeni, araştırmacısı, üreticisi ve kullanıcısını biraraya getirip, bilgi ve deneyim paylaşımı, sorunlara çözüm arama ve ortak akıl üretmeyi ve ortak eylemi amaçlamaktadır. Üniversitelerin bilgisayar ağları, yönetim bilişim sistemleri, kütüphane bilgi sistemleri, her kademede bilişim eğitimi, yazılım üretimi, bilgi teknolojileri ve hesaplamanın eğitim ve araştırmada kullanımı bu konferansın ilgi alanındadır. Medikal Bilişim, Tarımsal Bilişim ve giderek diğer sektörel Bilişimler bu konferansın kapsam alanı içindedir. Enformatik bölümleri, bilgisayar bölümleri, bilgi işlem merkezleri ve kütüphane çalışanları bu konferansın doğal katılımcısıdır.

Bu konferansın ilk tasarımında ana ağırlık kısa ve orta vadeli sorunların çözümüne yönelik ortak akıl oluşturmak, politikalar üretmek ve deneyimlerin paylaşımı idi. Davetli bildirileri hep düşündük. Eğitim seminerleri zaten de hep vardı. Özgün bildirilere kapalı olmamakla birlikte, çok fazla yer vermeyi düşünmüyorduk, fakat şu anda bildiriler ağırlık kazanmış durumda. Bu konuda var olan taleb kendi mecrasını yarattı. Üniversitelerden yöneticileri ve işleticileri daha büyük oranda konferansa çekmek, ortak sorunları ve çözüm arayışlarına daha fazla zaman ayırmak istiyoruz. Uluslar arası bir konferans olmak yolunda 2 konuşmacımız var: Yüksek başarımlı hesaplama konusunda IBM, yeni nesil IP servisleri konusunda Alcatel’den yurt dışından konuşmacılarımız var. Bu yıl davetli konuşmacı olarak, hocalarımız Salim Çıracı Nanoteknolji, Hüsnü Erkan Bilgi Teknolojileri, Zafer Gedik Kuantum Bilgisayarlar, Yaşar Tonta Google-Amazon , Açık Erişim ve İnternetin Bugünü, M. Ufuk Çağlayan Giyilebilir Bilgisayarlar, Arzu Baloglu, CRM ve Elif Aytek Gürses, Ulakbimin Elektronik Kütüphaneler Politikaları hakkında konuşacaklar.

Ulaknet’in işleyişi, büyümesi ve özellikle istenmeyen trafik bu yıl da yoğun olarak tartışacağımız konular arasında. Biz bu konferansın ulaknet’in üniversitelerle buluşacağı, geri besleme alacağı, akademik ağın bütünüyle masaya yatırılacağı bir platform olmasını arzuluyoruz. Bu nedenle üniversitelerin ilgili rektör yardımcısı/danışmanı ile Daire başkanların katılmasına önem veriyoruz. Bu yıl YÖK Başkan vekili İsa Eşme, ve ADIM üniversiteleriden Muğla ve SDÜ rektörlerinin katıldığı oturumları Cumartesi günü yapacağız.

Bu konferans dizisinin bir özelliği ise büyük şehirlerin dışında Anadolu Üniversitelerine taşınmasıdır. Her yıl bir başka Anadolu şehrinde yapmakta kararlıyız. 1999’da ODTÜ’de başlayan bu dizi; sırasıyla Süleyman Demirel, Ondokuz Mayıs, Selçuk, Çukurova, Karadeniz Teknik ve Gaziantep Üniversitesinde yapıldı. Bu yıl ayrıca Pamukkale Üniversitesinin Bilgi Teknoloji Sempozyumu ile birlikte yapıyoruz. Bu konferans dizisinin ilgili kentte bir Bilişim Haftası, Bilişim Şenliği olarak kutlanması, kent hatta çevre illerin bir Bilişim Fırtınasıyla sarsılması hayallerimiz arasında. Bilişim Fuarı, kentte geniş kesimlere yönelik etkinlikler, medyada bu konuların tartışıldığı bir haftayı hayal ediyoruz. Bu kapsamda, bugün Valilikle “e-devlet” konulu bir panel, ve MEB ile “İnternet Kültürü ve e-öğrenme” konulu bir sohbet toplantısı yapıyoruz. Maalesef, Sanayi ve ticaret odası ile “e-ticaret” konulu bir toplantıyı gerçekleştiremedik. Yerel TV’lerde İnternet ve Bilişim konusunda canlı oturumlar yapıyoruz.

Biz, İnternet ve temsil ettiği değişimi sanayi devriminden daha köklü bir değişim olarak görüyoruz. Bunu algılamak, ve ülkeyi buna göre konumlamak tabii ki vakit alacaktır. Bu devrimsel değişim doğal olarak sancılı olacaktır. Sanayi devrimi çok sancılı olmuş, milyonları köyden şehirlere zorlamış, toplum çok uzun ve sancılı bir süreçten geçmiştir. Sanayi devrimini başlatanlar, bu değişimin toplumu nereye götürdüğünü tabiiki görememişlerdir. Sanayi devrimi, insanın kol gücünü çoklamış, onu etkin bir şekilde kullanmayı sağlamıştır. Bilişim ve İnternet devrimi ise insanın beyin gücünü çoklamakta, onu etkin kullanmanın araç, ortam ve olanaklarını sağlamaktadır. İnsanın, İnsanlığın ortak birikimi olan Bilim ve Bilgiye erişime, onun üretimi ve paylaşımına olanak sağlamakta, hızlandırmakta ve bunun geniş kitlelere ulaşmasını mümkün kılmaktadır. Bilim ve teknoloji, en önemli katma değer yaratıcısı olmakta, kalkınma ve rekabet yarışının en önemli unsuru olmaktadır. Bilgi bir üretim faktörü olarak kendini kabul ettirmiştir.



Avrupa Birliği webin tasarlandığı ve hayata geçtiği yerdir. AB, internet kullanımında geç kaldığını anlayınca e-avrupa ve şimdilerde i2010 projelerini gündeme getirmiştir.

E-avrupa projesini, tüm Avrupayı internet teknolojileri ile iş yapabilir konuma getirmek ve dünyanın en dinamik ve rekabetçi ekonomisine dönüştürmek projesi olarak görüyoruz. Biz, e-türkiye’yi bilgi teknolojilerin başı çektiği bilimsel teknolojik devrimin, entelektüel emeğin kol gücünün önüne geçtiği, özgür düşünen, yaratıcı bireyin en önemli kaynak olduğu, bireyin üretici ve tüketici olarak öne çıktığı, bilim ve bilginin bir üretim faktörü olduğu gelişmelerin ışığında, Türkiye’yi yeniden yapılandırmak olarak algılıyoruz. Bu açıdan bakınca da, bazı önemli gelişmeler olmasına rağmen, henüz işin çok başında olduğunu görüyoruz. Bir başka deyişle, Türkiye gemisi rotasını Bilişim ve Bilgi Toplumuna doğru henüz döndüremedi. Ülkemizde İnternet ve Bilişimin farkında olan kesimlerin, “biz isterneti biliyoruz ve kullanıyoruz” kanısıyla, internetle ilgili sorunları büyük bir aymazlıkla gündeme getirmekten kaçındığını tespit etmek zorunda hissediyoruz.

Bu devrimsel değişime hazırlanmak için kendi içinde tutarlı ve daha sonraki gelişmelere yol açacak asgari eylem planı için şunları öneriyoruz.

  1. siyasal sahiplenme, hükümet içinde bu işten sorumlu bir bakan,

  2. En az müsteşarlık düzeyinde bir yapılanma. Bütçesi olan, yetenekli eleman çalıştırabilecek esnekliği olan bir yapı.

  3. Katılımcı, saydam çalışan mekanizmalar;

  4. TBMM’de bilişim komisyonu

  5. Tüm bu unsurları kapsayan, kamuoyu, uzmanlar, STK’lar ve özel sektörün, kullanıcıların katıldığı, en az yılda bir kere gözden geçirme, bilgilendirme, geri beslemeye yönelik mekanizmalar: E-türkiye kurultayı ve Kamunet konferansı gibi.



Ülkemiz İnternetinde önemli gelişmeler olmasına rağmen, çok ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Ok iyimser bakarsak bile halkımızın %80’i henüz internetle tanışmadı, geri kalanın önemli bir miktarı interneti sohbet ve eylence ortamı olarak alıgılıyor. İş dünyası webleri önemli ölçüde broşür webi. Öğencilerimiz internetle tanışmaya başladı. İnternetin demokrasi boyutunu henüz tartışmaya başlayamadık. İnternetin temsil ettiği değişimi algılayamayıp, polisiye tedbirlerle sorunun çözümüne boşuna çabalayanlarımız var.

İnternet, sadece toplumun öncü ve güclü kesimlerine değil, öbür uçtaki kesimlerine, güçsüzlüzlere, kelimenin geniş anlamında azınlıklara erişim, söz ve hizmet olanağı sunmaktadır. Her kesime hizmet olanağı sunmaktadır.



İnternetin ortaya çıkardığı, beslediği 2 kavram açık erişim ve açık kaynak. Açık erişim bilim dünyasının kendi ürünlerini bilim dünyası ve toplumla paylaşması ve sinerji yaratma çabasıdır. Bu konuda biri ülkemizdeki politikaların oluşturulmaya çalışılacağı bir forum olan 3 oturum var. İçinde CPU olan araçlar modern hayatın vazgeçilmez unsuru olmuştur. Saatten, cep telefonuna, elektrik sayacından, tıbbi cihazlara, santraldan tekstil makinalara hemen her şey, gömülü bilgisayarlara ve onunla gelen yazılımlara bağlıdır. Bu cihazlar internet üzerinden kolayca haberleşebilmektedir.

Bu cihazları süren yazılımlar güvenlik, mahremiyet, birlikte çalışılabilirlik açılardan kritik konumdadır. Bu tür yazılımların açık kaynak kodlu olması gittgikçe önem kazanmaktaktadır. Bildiğiniz gibi, çalışan yazılımlar, genelde bir programlama dilinde yazılır, daha sonra derlenerek, bilgisayarlarda çalışacak konuma gelir. Açık kaynak demek, yazılımın incelenebilmesi, değiştirilebilmesi, gereksinime bağlı olarak güçlendirilmesi, basitleştirilmesi, özelleştirilmesi demektir. Açık kaynak kod hareketi, internet sayesinde gelişmiştir ve varlığını sürdürmektedir. Ülkeler, açık kaynak kodu bilişim, kalkınma ve bilgi toplumu politikalarının temel yapı taşlarından biri haline getirme yolundalar. Dünya ölçüsünde sayısal bölünmesi ortadan kaldırma konusunda önemli katkı vermesini beklediğimiz 100 dolarlık dizüstü bilgisayarda açık kaynak koda dayanmaktadır.

Üniversitelere bakarsak epey yol alınmasına rağmen hala önemli problemlerin olduğu görülüyor. İstenmeyen trafik, bunlarla ilgili fikri hak sorunları gibi. Meslek yüksek okullarına artık düzgün internet hizmeti sağlamaya başladık. Yüksek öğretimdeki tüm öğrencilere kolay, hızlı internete erişim yolunda ilerleme sağladık.

Hazırlıksız ve plansızda olsa enformatik bölümlerinin kurulması olumlu idi. Her üniversite öğrencisine bilgisayar kültürü vermek, onu derslerde etkin ve anlamlı kullanma yolunda işin çok başındayız. Bu alandaki eğitimde ciddi kalite problemleri var.



İlokuldan, üniversiteye temel bilişim eğitiminin marka ve platformdan bağımsız, temel kavramları öğreten, öğrenciyi alternatif işletim sistemi ve uygulama programları ile tanıştıran bir yapıda olması gerekir. Bir başka deyişle, açık kaynak temelli sistemlerle öğrenciler tanıştırılmalıdır.



Altı çizilmesi gereken önemli bir nokta ise bu konuda oluşmakta olan insan gücü açığını karşılayacak eğitimdir. Bu açığın temel nedenlerinden birisi bu konuda yetişmiş uzman öğretim üyesinin olmamasıdır. Genelde öğretim üyesi olmak için yetenekli gençleri çekemiyoruz. Personel politikaları gözden geçirilmek zorunda. Bu konuda önemli iki süreçten birincisi üniversitelerin yeniden yapılanması, diğeri ise yeniden eğitim ve eğiticinin eğitimidir. Üniversitelerde programlar yeniden gözden geçirilmeli, talep olmayan bölümlerin kontenjanlarını azaltıp, geniş bir yelpazede bilgi teknolojilerine yönlendirilmelidir. Bu konuda gerekirse öğretim üyeleri yeniden eğitilmelidir. Piyasada issiz dolaşan lise ve üniversite mezunlarını bilgi teknolojilerinde eğitmeliyiz. Eğer bugün 40,000 okulu internete bağlayıp, 500,000 kobiyi elektronik iş ortamına taşıyacaksak bundan başka çözüm yoktur. Türkiyenin her düzeyde - teknisyenden doktoralı araştırmacıya kadar - insan gücü açığı vardır ve bunu kapatmak zorundayız..

Bu konferans dizisinin bir parçası eğitim seminerleridir. Bu konferansta Linux, Microsoft, php, eclipse, istatistik için açık kaynaklı R, BSD seminerlerinin yanında sponsorlarımızın sunduğu teknoloji seminerleri de verilmektedir.



Linux ve açık kaynak kod bu konferansların önemli bir parçası olmuştur. Eğitim seminerlerinin yanında, çeşitli oturumlarda açık kaynak kod uygulamaları tartışılacaktır. Ülkemizde Tubitak’ta geliştirilmekte olan PARDUS’ta oturumlarda konuşulacak.

Tüm dünya başta Avrupa Birliği ve Unesco’nun desteği ile açık kaynak kodu önemseme, geliştirme, uyarlama ve kullanma konusunda ciddi çabalar içinde. Ülkeler, kalkınma stratejilerinin bir parçası olarak açık kaynak’ı görmeye başlamışlardır. Ülkeler, kendi ulusal Linux türevlerini geliştiriyorlar. Kamu idareleri, en azından ofis ürünlerinde açık kaynak koda geçerek, ciddi tasarruf yapma arayış ve eğiliminde.

Linux ve açık kaynak kod sistemler, özellikle okullar, kamu ve kobiler için ucuz, güvenli, güvenilir ve sağlam bir alternatiftir. Açık kaynak kodu işletim sisteminin ve üzerinde çalışan uygulama yazılımlarının ihtiyaçlara göre uyarlanma olanağı vardır. Bu ise her düzeydeki okul için çok önemlidir. Ülkemizde, üst yönetimin altın tepsi içinde okullarda kullanılacak platformu bir firmaya sunmasını anlamak mümkün değildir.



Linux ve açık kaynak kod yazılımları Türkiye için işletim sistemi ve temel üretkenlik araçlarının lisans ücretlerini tasarruf etmenin çok ötesinde önemlidir. Ülke olarak, bilişim teknolojilerini üretmek zorundayız. Bu ise çok iyi tasarlanmış, uygulama araçlarını kullanılarak yapılamaz. İşin teorisi kavramış, elini kirletmiş, meraklı gençlerle olacaktır. İyi bir bilişimci ve programcının açık kaynak ortamları tanıması, onlarla deney yapması şarttır. Üretilen ürünlerde gittikçe artan bir oranda bilişim ve onun bir parçası olarak yazılım unsurları girmektedir. Bunlarda açık kaynak kod temelli yapmak, önemli bir tasarruf ve giderek rekabet avantajı sağlayacaktır. Açık kaynak kod sistemlerine yatırım, insana yatırımdır.



Bilişim üniversitelerin kendi işleyişleri için hayati önemdedir. Üniversitelerin birincil görevinin, entelektüel liderlik olduğunu düşünüyorum. Bu kapsamda, üniversitelerin topluma önderlik etme, yol gösterme, tetikleme görevleri olduğunu düşünüyoruz. Bu konferans üniversitelerin birbirleriyle ve toplumla etkileşime girmelerine katkıda bulunmayı hedefleyen bir platform olarak düşünülmeli. Biz konferans düzenleyicileri olarak, sizleri bir araya getiriyoruz. Gerisi size kalmış!

Hepinize tekrar teşekkür eder, Konferansın başarılı olmasını dilerim.


http://ab.org.tr/ab06/ab06-acilis.html

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

3/9/2006 - ALINTI

1968                                              

•   Elektronik Araştırma Ünitesi (EAÜ) kuruldu ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi binasında Prof. Dr. Yılmaz Tokad başkanlığında 5 araştırıcı ile çalışmaya başladı.

1972                                            

•    Elektronik Araştırma Ünitesi (EAÜ), Ankara'dan Gebze'deki  Marmara Araştırma Enstitüsü (MAE) yerleşkesine taşınarak çalışmalarını MAE bünyesinde  sürdürdü.

1973                                            

•   PTT Genel Müdürlüğü ile 30 kanallı PCM (Pulse Code Modulation) haberleşme sistemlerinin geliştirilmesi için 3 Milyon TL bedelli bir proje sözleşmesi imzalandı. Bu proje, miktar ve kapsam olarak MAE 'de o tarihe kadar imzalanan en büyük boyutlu projedir.

1975                                            

•   Kripto cihazı geliştirme çalışmalarına başlandı.

1975-1976                                      

•   PTT Genel Müdürlüğü için yapılacak çeşitli modemlerin ilki olarak 1200 Baud Modem üretim prototipi gerçekleştirildi ve PTT ARLA 'da üretildi.

1978                                              

•   Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için, uçaksavar ve su üstü hedef atış kontrol sistemi  projesi gerçekleştirildi ve Gölcük Tersane Komutanlığı ile ortaklaşa yürütülen proje sonunda üretilen sistemler 7 gemiye monte edilerek kullanıma sunuldu.

1978-1981                                      

•   Deniz Kuvvetleri Komutanlığı - Gölcük Tersane Komutanlığı için su üstünde seyreden gemilerle denizaltılar arasında haberleşmeyi sağlayan sualtı telefonu prototipi geliştirildi.

1978-1989                                      

•  PTT-ARLA (TELETAŞ) için, 2/8 Mbit/s 11 GHz Radyolink prototip üretimi yapıldı.

1979-1983                                      

 EAÜ, PTT Genel Müdürlüğü ve Dışişleri Bakanlığı'nın isteği üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile Avrupa ülkeleri tarafından yürütülen Telekomünikasyon Şebekelerinin Planlanması ve Optimizasyonu projesinde yer aldı.

1980                                              

•   30 kanallı PCM haberleşme sisteminin laboratuar prototipi geliştirildi ve karşılıklı olarak denenerek başarılı sonuçlar alındı.

1980-1983                                      
•   Mikroelektronik teknolojisi alanında bilgi birikimi sağlamak, bu alanda endüstriye araştırma-geliştirme desteği vermek, stratejik öneme sahip tümdevreleri üretebilmek amacı ile, Yarıiletken Teknolojisi Araştırma Laboratuarı (YİTAL) kuruldu.
1980-1984                                      

•   Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için, geminin suya göre hızını ve katettiği mesafeyi ölçen bir sistem üretildi.

1984                                              

•   İlk kripto cihazının teslimatı yapıldı.

1980-1988                                    

•    Karayolları Genel Müdürlüğü için ücret toplama açık gişe sistemi tasarlandı, üretildi ve kullanıma sunuldu. Bu sistemler, İzmit-Gebze, Tarsus-Pozantı, Ankara-Azaphane Deresi otoyollarında, Trakya Otoyolu Edirne kent girişinde, 1. ve 2. Boğaziçi Köprülerinde hizmete sunuldu.

1982                                            

•     30 Kanallı PCM haberleşme sistemleri projesiyle prototipi yapılan sistemler, PTT ARLA tarafından üretildi. İlk 20 terminal İstanbul içerisinde, Erenköy-Fatih santralleri arasında kuruldu ve başarıyla hizmet verdi. Birinci nesil sistemlerin başarıyla kullanılmasının ardından kanal kodlamalı PCM-30 sisteminin geliştirilmesi çalışmalarına başlandı.    

1983-1985                                    

•  YİTAL olanaklarıyla, Bipolar Teknolojisi Uygulama ve Geliştirme Projesi gerçekleştirildi. Bu proje kapsamında, bipolar tümdevre üretiminin yanısıra ayrık devre elemanları üzerinde çalışmalar yapıldı, yüksek frekans güç tranzistoru  ve güneş pilleri üretildi.
•     PTT Genel Müdürlüğü ile yapılan sözleşme kapsamında 120 kanal PCM haberleşme sistemi prototipi geliştirilerek, 1985 yılında TELETAŞ'ta sistemin üretimine başlandı. Bu sistemler bugün de telefon santrallerinde hizmet vermektedir.

1984-1986                                    

•     Ses kayıtlarında gürültünün azaltılması projesi kapsamında geliştirilen teknikler Atatürk'ün 10.Yıl Nutku'na ilişkin ses kaydına başarıyla uygulandı.

1988-1991                                    

•     NATO Science for Stability Programı çerçevesinde sağlanan maddi destek ile yürütülen NATO-TU-MICROFAB projesi tamamlandı ve YİTAL'de, CMOS/VLSI tümdevrelerin üretimi için gerekli teknoloji, know-how için herhangi bir para ödenmeden geliştirildi.

1991                                         

•     Ünite, Elektronik ve Yarı İletkenlerTeknolojisi Bölümü'ne dönüştürüldü.

1994                                            

•    Kriptografik Test ve Tasarım Merkezi'nin kurulması için Mili Savunma Bakanlığı ile sözleşme imzalandı.

1995                                            
•     Bölüm, Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) adıyla bir Enstitü'ye dönüştürüldü.
1995                                            

 EMC / Tempest Test Merkezi'nin kurulması için Milli Savunma Bakanlığı ile sözleşme imzalandı.
 NATO Science for Stability Programı çerçevesinde yurtiçi endüstriyel kuruluşların da desteği alınarak "1,5
mm CMOS ASIC Fabrication Technology" adında yeni bir projeye başlandı.

1996                                            

•     Üniversitelerimizde öğrenciler tarafından tasarlanan tümdevrelerin YİTAL'de üretilmesini hedefleyen bir proje başlatıldı. "TÜBİTAK-Üniversite Mikroelektronik İşbirliği Projesi (TÜMİP)" adıyla, İTÜ, ODTÜ, Boğaziçi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi ile ortaklaşa yürütülen projenin ilerleyen yıllarda diğer üniversitelerimize de yaygınlaştırılması hedeflendi.

1997                                            

•    7 Mart 1997 Günü MSB ile "TAFICS Kripto Sistemi Geliştirme Projesi" imzalandı.
•    Kriptografik Test ve Tasarım Merkezi'nin kurulması tamamlandı.

1998                                            

•    Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü,  Marmara Araştırma Merkezi'nden ayrılarak TÜBİTAK Başkanlığı'na bağlandı.

1999                                            

•     EMC / Tempest Test Merkezi'nin kurulması tamamlandı.
•   
Enstitü-içi ihtiyaçlara yönelik ilk özgün 3
mm CMOS tümdevre tasarlanarak  üretildi.
•    TÜBİTAK Bilim Kurulu'nun 16 Ekim 1999 tarihli  72 sayılı toplantısında UEKAE ek binası yapımı kararı alındı.
•    UEKAE bünyesinde İleri Teknolojiler Araştırma Grubu (İLTAREN) kuruldu.

2000                                            

•    Ortak Kriter Test Merkezi'nin kurulması için Milli Savunma Bakanlığı ile sözleşme   imzalandı.
•     7 Temmuz 2000 tarihinde UEKAE ek binasının temeli atıldı.
•    
İlk kriptografik algoritmamız NATO/SECAN tarafından NATO algoritması olarak onaylandı.

2001                                            

•   Mikroelektronik 1000 sınıfı laboratuar alt yapısı 10 ve 100 sınıfı koşullarında güncel teknolojileri takip edecek şekilde tümüyle yenilendi ve yeni cihazlarla güçlendirildi.
•   Enstitü-içi ihtiyaçlara yönelik ilk özgün 1,5 mm CMOS tümdevre tasarlanarak üretildi.
•   İkinci kriptografik algoritmamız NATO/SECAN tarafından NATO  algoritması olarak onaylandı.

2002                                            

•    Özel güvenlikli UEKAE ek binasına geçiş tamamlandı.
•    
UEKAE'de geliştirilen ISDN-BRI kripto cihazı NATO-SECAN onayı alan ilk Türk cihazı oldu.

2003                                            

•     KAYC-10 cihazına  NATO-SECAN onayı alındı.
•    
MİLON-4A cihazına  NATO-SECAN onayı alındı.
•    
Milli ve NATO Tesis Güvenlik belgeleri alındı.
•     Enstitü, ISO 9001:2000 belgesini aldı.
•   
  EMI / EMC Test Merkezi Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından
 akredite  edildi.
•     Enstitü, AQAP-110 Endüstriyel Kalite Güvence Seviye Belgesini aldı.
•  
  UEKAE Proje yürütücülerinden Dr. Hasan Palaz  "Milli Ses Emniyet Cihazları" konusundaki çalışmaları nedeniyle MSB  Savunma  Sanayii  Müsteşarlığı  tarafından
1 Ekim 2003 tarihinde AR-GE ödülü ile ödüllendirildi.

2004                                            
•     
Enstitü, TESID' in 2004 yılı BULUŞÇULUK  Ödülüne layık görüldü.
•   
TÜBİTAK UEKAE,  NATO tarafından açılan ISDN-BRI krito cihazı ve yönetim sistemi  ihalesine davet edildi. 5 Mayıs 2004 tarihinde ihale dosyaları teslim edildi.
•     Enstitü, AQAP-130 ve  AQAP-150 Endüstriyel Kalite Güvence Seviye Belgelerini aldı.
•  
 TÜBİTAK  Gebze yerleşkesinde,   10-14  Mayıs  tarihleri  2004  arasında  12 ülkeden 26 kişinin katılımıyla  NATO TEMPEST Workshop düzenlendi.
•    Enstitü, 16 Mayıs 2004 tarihinde  LINUX  Kullanıcıları Derneği tarafından en başarılı özgür yazılım projesi dalında "YILIN PENGUENİ"  Ödülü'ne layık görüldü.
•     UEKAE'de   geliştirilen   bir  CBS   yazılımı,  22.   ESRI    Uluslararası    Kullanıcı
Konferansı'nda   "En  İyi  VBA Uygulaması"  kategorisinde  birinci seçildi.

  Enstitü,  Kamunun Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcısı (ESHS) olarak görevlendirildi. Gerekli yapılandırma çalışmalarına başlandı. Elektronik Sertifika Yönetim Altyapısı (ESYA) uygulama yazılımının geliştirilmesine başlandı.

    2005 Kısa Dönem Eylem planı’nda 2 eylemin eşgüdüm sorumluluğu alındı.

     AB 6.çerçeve programlarına 2 projenin kabulü sağlandı.

     SAF-2004 fuarına katılım sağlandı.

    Enstitü tüzel kişiliği olarak KALDER’e üye olundu.

•    Enstitü kütüphanesinde süreli yayınlar hariç yayın (Kitap, Cd, DVD, Tez...)  sayısı 2996'a ulaştı.

2005                                            

     Enstitü bünyesindeki Kamu Sertifikasyon Merkezi (KSM), BS7799-2 belgesini almaya hak kazandı.

•     Enstitü bünyesindeki Ortak Kriter Test Merkezi, 17025 standartına göre TURKAK tarafından  akredite edildi.

     Enstitünün geliştirdiği açık kaynak kodlu özgür yazılım (PARDUS) tanıtıldı ve çalışan CD’sinin dağıtımına başlandı.

•     Karadeniz Ekonomik İşbirliği kapsamındaki ülkelerin deniz kuvvetlerinde, Enstitü tarafından geliştirilen çözümlerin kullanılması sağlandı.

•     Milli Gemi (MİLGEM) projesine Yüklenici olarak katılım sağlandı.

     Kamu Sertifikasyon Merkezi (KSM /ESHS) olarak ilk sertifikalar dağıtıldı.

•     TSK-2 Cihazımız NATO/SECAN onayı aldı.

•     TSK-3 Cihazımız NATO/SECAN onayı aldı.

•     KAOC-8 Cihazımız NATO/SECAN onayı aldı.

•     Enstitü kütüphanesinde süreli yayınlar hariç yayın (Kitap, Cd, DVD, Tez...)  sayısı 3438'e ulaştı.

 

http://www.uekae.tubitak.gov.tr/tarihcemiz.htm
0 YorumYorum yaz!Bağlantı

2/9/2006 - ALINTI

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

2/9/2006 - ALINTI

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

TÜRK EDEBİYATI,SANAT.HARS,ŞİİR VB.

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
http://www.turksiiri.org
http://www.vatansever.biz
http://vatansevgisi.com.tr
http://orkunsancak.sitemynet.com
http://www.yenicaggazetesi.com.tr
http://www.ortadogugazetesi.com.tr
http:www.turkhaber.org
http://www.orkun.com.tr
http://www.sinanoglu.net
http:www.fikirmeydani.com.tr
http://www.turan.tc.
http:www.uludag.org.tr
http://www.alelma.org
http:www.mukavemet.com.tr
http://www.turkce.net
http://www.ermenisorunu.gen.tr
http://www.turan.org
http://www.turkdunyasi.org
http://www.yesevi.org
http://www.pardus.org.tr
http://mehmettopsakal.k12.tr
http://www.turkceblog.com/?u=orkunsancak
http://www.turkceblog.com/?u=sancaktar
http://orkunsancak.sitemynet.com.tr
http://aliseydioguzturk.sitemynet.com.tr
http://.www.benimblog.com/ORKUN
www.blogcu.com/sancaktar
http://www.internetteyim.net/
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/1.1-Alpha2
www.unibozkurt.com
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/2007-RC/Pardus-Kurulan-2007-RC.iso

Kategoriler

Kategori yok

Arkadaşlarım